Mart 2009 için Arşiv

Depresyon nedir ?

Pazartesi, 16 Mart 2009

Depresyon

İnsanlar zaman zaman kendilerini üzüntülü ve mutsuz hissederler. İşinden ayrılmak, sevdiğini kaybetmek veya başarılı olamamak üzüntüye yol açan yaşam olaylarındandır. Kısaca üzüntü normal yaşamın bir parçasıdır. Ancak bu üzüntülü durumun uzaması ve nedensiz ortaya çıkması ruh sağlığı sorunudur ve depresyon olarak tanımlanır. . Depresyon duygu düşünce ve davranışı etkiler. Tedavi edilmediği taktirde aylar yıllar bazen de ömür boyu sürebilir.

Depresyon değişik şekillerde ortaya çıkabilir:

Bazısında neden olmaksızın aniden ortaya çıkar
Bazısında stresli bir yaşam olayından sonra başlar
Bazen tek atak olarak yaşam boyu sürebilir
Bazen tekrarlayan ataklar halindedir
Bazen semptomların şiddetli olması ile hastalar iş yapamaz hale gelebilir
Bazıları ise iş yapabilir ama sürekli mutsuzluk hissederler. (daha fazla…)

Kalp krizi akut miyokard enfarktüsü

Pazartesi, 16 Mart 2009

Akut MI (kalp krizi – akut miyokard enfarktüsü) :
Uzamış iskemi sonrasında gelişen geri dönüşümsüz kalp kası nekrozudur (ölümü).

√ Sebepleri şu şekilde sıralanabilir:
• Atherosklerosiz
• Konjenital arter anomalileri
• Vaskülit sendromları
• Koroner arter travma veya anevrizması
• Koroner emboli (mekanik kapak vb. nedenlerle)
• Ciddi koroner spazm
• Kan viskozite artışı
• Myokardial oksijen talep artışı (aort darlığı gibi)
• Genel tanı 3 temele dayanır: Klinik, laboratuar ve EKG

√ Klinik – Akut MI (kalp krizi – akut miyokard enfarktüsü):
• Genellikle belirtisi olmayan kişilerde akut olarak ortaya çıkan bir olaydır.
• Daha sık dinlenirken ortaya çıkar.
• MI’da ağrı angina karakterindedir ancak genellikle daha şiddetli yaygın ve uzun sürelidir (30 dk.dan fazla).
• Devamlı ve sıkıştırıcı bir vasıftadır.
• En sık görüldüğü zaman sabah saat 6 ile öğlen arasındadır.
• Ağrının yanında terleme, çarpıntı (taşikardi) ve bazen yandaş vagal stimülasyon bulguları olan bulantı, kusma da olaya eşlik edebilir. (daha fazla…)

Böbrek taşı ve taş tedavisi

Cumartesi, 07 Mart 2009

Böbrek taşı ve taş tedavisi

Böbrek taşı

Böbrek taşı olağan koşullarda idrarda çözünmüş maddelerin çökelerek sert birikinti parçacıkları oluşturması sonucunda ortaya çıkar. Böbrek taşı oluşumuna yol açan bu maddelerin başlıcaları ürat, kalsiyum fosfat ve oksalat gibi bileşiklerdir. Taşın oluşum yerine göre değişen hastalık belirtileri ortaya çıkabilir. Taşlar böbrek çanaklarına (kaliks) ya da havuzuna (pelvis) yerleşebilir. Ayrıca siyek (üretra), idrar kesesi ve idrar borularında da (üreter) bulunabilirler. Böbrek taşı sayılarına, kimyasal yapılarına ve bulundukları yerlere göre sınıflandırılmaktadır. Az sayıda ve küçük seler yuvarlak, idrar kesesi taşında olduğu gibi çok sayıda ve birbirlerine sürtünüyorlarsa köşelidirler, iri olmaları böbrek çanağı ve havuzu gibi boşluklar içerisinde oluştuklarını gösterir. Boydan ise çok küçük olanlardan tüm böbrek boşluğunu dolduracak iriliğe ulaşanlara kadar değişir.

- Böbrek taşının nedenleri :
Böbrek taşı bazen bir metabolizma bozukluğuna bağlı olarak gelişir, bazen de kalıtsal yolla ortaya çıkar. Taşın oluşma nedeni idrar yoğunluğunun artması ya da çözünmüş maddelerin idrarda aşırı miktarda bulunmasıdır. Taş oluşumuna yol açan metabolizma hastalıktan için böbrek kaynaklı asidoz (asitlik düzeyinin yükselmesi), kalıtsal hastalıklar için ise sistinüri (şistin gibi amino asitlerin idrarda aşırı şekilde artması) örnek olarak verilebilir. Ama böbrek taşı olgularının yüzde 70-80′e varan bölümünde kesin bir neden gösterilemez. Taş oluşumu genellikle kalıtsal ve başka bazı belirleyici etkenlere bağlanır. Bunlar arasında idrarde kristalleşme eğilimi olan maddelerin bulunması; idrar akışının bir engel yüzünden durması; idrarın asillik (pH) derecesinin değişmesi, idrar yollarının iltihaplanması gibi çökelti oluşturacak maddelere uygun fiziksel ve kimyasal ortamın hazırlanması; çevrelerinde çökelmeyi kolaylaştıracak bir öz oluşturan bakteri, hücre artıkları gibi maddelerin varlığı sayılabilir.

Kendi başına taş oluşumuna sebep olan tek hastalık birincil hiperparatiroidizmdir (paratiroit bezinin gereğinden fazla çalışması). Kanda ve idrarda kalsiyum düzeyinin artması kalsiyum fosfat taşlarının oluşmasına uygun ortamı hazırlar. Kalsiyum taşı ise bütün böbrek taşlarının yüzde 50-80′ini oluşturur. En fazla görülen böbrek taşlan grimsi kırmızı renkli kalsiyum oksalattan oluşur. Bunu beyaz renkli kalsiyum fosfat ve sarımsı kahverengi kalsiyum ürat taşları izler. Gut (damla) hastaları gibi idrarlarının asit derecesi yüksek olanlarda kahverengi ürik asit taşına oldukça sık (bölgelere göre yüzde 5-33) rastlanır. Ender görülenler arasında ise yeşilimsi şistin ve sarımsı kahverengi ksantin taşları sayılabilir. Böbrek havuzunda oluşan taş, çok büyük değilse, idrar borusu yoluyla idrar kesesine iner. (daha fazla…)

Böbrek iltihabı nefrit nefrotik sendrom

Cuma, 06 Mart 2009

Böbrek iltihabı nefrit nefrotik sendrom

Sindirim yolları ile vücuda giren ve oradan kana karışan bula­şıcı hastalık mikropları, zehirlenmeler, hamilelik, prostat ve böbrek taşları gibi sebeplerle böbreklerin iltihaplandığı görülmekte­dir.

İltihabın kronik ve akut tipleri olduğu gibi nefrotik sendrom denilen özel bir şekli de bulunmaktadır.

Akut Nefritin Belirtileri:

• Kanlı idrar,
• İdrarda azalma,
• Ense ve baş ağrısı,
• Yüz ve bacaklarda şişme,
• Kan basıncında yükselme,
• İlerlemiş vakalarda nefes darlığı, öksürük ve bazen bulantı ile kusma görülür.

Tedavi:

• Hastaya tuzsuz bir diyet uygulanır.
• Sıvı ve proteinli yiyecekler azaltılır.
• Hastalığa neden olan bakteri ve mikropla mücadele edilir.
• Bir hafta sonra idrar tahlili yapılarak gelişmeler izlenir.
• İdrar normale dönünceye kadar yatak istirahati verilir.

Kronik Nefritin Belirtileri

• Akut nefritin tedavi edilmemesi halinde kronik nefrite döıiüşe­rek ağır neticeler doğurabilmektedir.
• Kanda üre seviyesi artar.
• Hasta normalden fazla idrara çıkar.
• Kansızlık ve yüksek tansiyon görülebilir.
• İdrar sulu olup tuz kaybı vardır.

Tedavi:

• Vücutta artık azot birikmesini, sıvı ve tuz kaybını asgari sevi­yeye indirici bir diyet uygulanır,
• Kan basıncını düşürücü ilaç verilir,
• Nefrite yol açan asıl hastalıkla mücadele edilir.

Nefrotik Sendrom

Böbreklerin rahatsızlığı sonucu idrarla fazla albümin kaybı ol­duğu için kandaki protein seviyesi aşırı derecede düşüş gösterir. Dokularda su toplanarak şişlikler ortaya çıkar (ödem). Bu rahatsızlık en çok iki ila dört yaş arası erkek çocuklarda görülür.

Belirtileri:

• İdrarda aşırı derecede albümin.
• Nefrotik sendrom genellikle şu hastalıklardan sonra ortaya çıkar:
• Yüz ve bacaklarda şişlikler.
• Akut nefrit, şeker hastalığı, ilâç zehirlenmeleri.

Tedavi:

• Nefrotik sendroma sebep olan hastalıkla mücadele edilir.
• Sodyumsuz bir diyet uygulanır.
• Ödem şişliklerini gidermek için diüretiklerle birlikte potas­yum tuzları verilir.

Diş gıcırdatma tehlike sinyali

Cuma, 06 Mart 2009

Diş gıcırdatma tehlike sinyali

Diş gıcırdatma

Bruksizm olarak adlandırılan diş gıcırdatma ve sıkma dişlerin tamamen kaybedilmesine bile yol açabiliyor. Uzman diş doktorların; tamamen strese dayalı gelişen “bruksizm”, yani diş gıcırdatma hastalı­ğına dikkat çekti. Diş gıcırdatma, sıkma ve çene­yi kenetlemenin genellikle gece uyku sırasında ortaya çıktığını belirten uzmanlar, gerekli ön­lemin alınmaması durumunda ciddi sağlık sorun­larının yaşanacağını kaydetti. Diş gıcırdatmanın şiddeti ve sıklığının dişlere zarar verecek boyut­lara ulaşabileceğini vurgulayan diş uzmanları, şunları söyledi:

“Sürekli birbirine sürtülen dişlerin mineleri zarar görür ve dişlerin boyu zamanla kısalır. Kök­lerinde taşıyabileceğinden fazla uygulanan basınçtan dolayı önemli hasarlar ortaya çıkar. Di­şi çene kemiğine bağlayan bağlarda gevşemeler meydana gelir ve bu yüzden dişlerde sallanmalar, dökül­meler başlar. Önlem alınmaması durumunda dişetleri de ciddi boyutlarda zarar görür ve sık aralık­larla kanamalar meydana gelir.”

Çene eklemindeki kıkırdak dokuda ortaya çıkan tahribat sebebiyle eklem şikayetlerinin art­tığını ve kişinin sürekli ağrı hissettiğini belirten uzman Karakaya, “Diş gıcırdatmanın geçmesi için mut­laka stresi meydana getiren durumların ortadan kaldırılması gerekir” dedi.