<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SaglikPortali.Net - Sağlık Sorunları, Tedavi, Ahmet Maranki, Ender Saraç, Şifalı Bitkiler, Sağlıklı Yaşam &#187; Kadın Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.saglikportali.net/kategori/kadin-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikportali.net</link>
	<description>Sağlık, sağlık sorunları, hastalık tedavileri, bitkisel tedavi, cinsel sorunlar, hastalıklar</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Jul 2010 18:35:25 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bebek kızmı erkekmi olacak nasıl anlaşılır</title>
		<link>http://www.saglikportali.net/bebek-kizmi-erkekmi-olacak-nasil-anlasilir/</link>
		<comments>http://www.saglikportali.net/bebek-kizmi-erkekmi-olacak-nasil-anlasilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 03:22:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikportali.net/?p=859</guid>
		<description><![CDATA[Bebek kızmı erkekmi olacak nasıl anlaşılır :
İnsanlar tarih boyunca üremektedirler.V eçoğu kişi belli bir aydan sonra çocuğunun cinsiyetini öğrenmek ister.Bebeğinizin cinsiyyetini nasıl öğrenebilirsiniz?Bebeğinizin cinsiyetini nasıl anlayabiliriz?
Erkekse,
-Mide bulantısı olmaz ya da çok az olur.
-Ön bölgede daha fazla kilo artışı vardır.
-Bel kısmınız basket topu görünümündedir.
-Memelerinizin ucu daha karadır.
-Tuzlu,ekşi yersiniz.
-Tüyleriniz daha çabuk uzar.
-Hamile olmak sizi daha güzel yapar.
- [...]<p><a href="http://www.saglikportali.net/bebek-kizmi-erkekmi-olacak-nasil-anlasilir/">Bebek kızmı erkekmi olacak nasıl anlaşılır</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebek kızmı erkekmi olacak nasıl anlaşılır :<br />
İnsanlar tarih boyunca üremektedirler.V eçoğu kişi belli bir aydan sonra çocuğunun cinsiyetini öğrenmek ister.Bebeğinizin cinsiyyetini nasıl öğrenebilirsiniz?Bebeğinizin cinsiyetini nasıl anlayabiliriz?</p>
<p>Erkekse,</p>
<p>-Mide bulantısı olmaz ya da çok az olur.<br />
-Ön bölgede daha fazla kilo artışı vardır.<br />
-Bel kısmınız basket topu görünümündedir.<br />
-Memelerinizin ucu daha karadır.<br />
-Tuzlu,ekşi yersiniz.<br />
-Tüyleriniz daha çabuk uzar.<br />
-Hamile olmak sizi daha güzel yapar.<br />
- İdrarın rengi parlak sarıdır.</p>
<p>Çocuğunuz kızsa;<br />
-Normalden daha kötü görünür.<br />
-İdrar donuk sarıdır.<br />
-Karnınız karpuza benzer.<br />
-Tatlıyı çok yersiniz.<br />
-Memeleriniz çok büyür.<br />
-Portakal suyunu içmek istersiniz.<br />
-Mide bulantılarınız çoktur.</p>
<p><a href="http://www.saglikportali.net/bebek-kizmi-erkekmi-olacak-nasil-anlasilir/">Bebek kızmı erkekmi olacak nasıl anlaşılır</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikportali.net/bebek-kizmi-erkekmi-olacak-nasil-anlasilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Kontrol Yöntemleri</title>
		<link>http://www.saglikportali.net/dogum-kontrol-yontemleri/</link>
		<comments>http://www.saglikportali.net/dogum-kontrol-yontemleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 22:30:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol hapı]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrolü nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[geri çekilme]]></category>
		<category><![CDATA[kaput]]></category>
		<category><![CDATA[prezervatif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikportali.net/?p=458</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de &#8221; aile planlaması&#8221; adıyla ele alınan bu konu oldukça tartışmalı bir konudur. Biz &#8220;doğum kontrolü&#8221; derken, Batı&#8217;nın &#8220;Siz ekonomisi zayıf, fakir bir milletsiniz; fazla çocuk yapmayınız. Fazla çocuk yaptığınız takdirde, gelecekte açlıkla karşı karşı kalırsınız&#8221; şeklinde empoze etmeye çalıştığı bir doğum kontrolünü kastetmiyoruz. Bir ailenin istediği kadar çocuk yaptıktan sonra &#8220;bu kadarı yeter&#8221; dediği [...]<p><a href="http://www.saglikportali.net/dogum-kontrol-yontemleri/">Doğum Kontrol Yöntemleri</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de &#8221; aile planlaması&#8221; adıyla ele alınan bu konu oldukça tartışmalı bir konudur. Biz &#8220;doğum kontrolü&#8221; derken, Batı&#8217;nın &#8220;Siz ekonomisi zayıf, fakir bir milletsiniz; fazla çocuk yapmayınız. Fazla çocuk yaptığınız takdirde, gelecekte açlıkla karşı karşı kalırsınız&#8221; şeklinde empoze etmeye çalıştığı bir doğum kontrolünü kastetmiyoruz. Bir ailenin istediği kadar çocuk yaptıktan sonra &#8220;bu kadarı yeter&#8221; dediği zaman, onlara yardımcı olmayı kastediyoruz.</p>
<p>Doğum Kontrolü Çeşitleri :</p>
<ul>
<li>Geri Çekilme :<br />
Bilinen en eski doğum kontrol usulüdür. Erkeğin, eşi ile birleştiği zaman, tam meninin geleceği sırada çekilerek onu dışarı boşaltmasıdır. Peşinen söylemeliyiz ki, bu teknik yüzde yüz etkili değildir. Yapılan araştırmalar, bu şekilde korunan yüz aileden yirmisinin çocuk sahibi olduğunu göstermektedir.</li>
<li>Takvim Usulü :<br />
Yumurtalıklar, ayın sadece iki-üç gününde dişi üreme hücresi (yumurta) üretirler. Bundan sonraki günler üretilen yumurtaların olgunlaşması ile geçer. Araştırmalar, olgunlaşmasını tamamlayan ilk yumurtanın aybaşı periyodunun 12. ila 14. günleri arasında fallop borusuna atıldığını göstermiştir. Yumurtanın erkek üreme hücresi ile buluşup döllenmesi, rahimin üst iki yanında yer alan fallop borularından birinin içinde gerçekleşmektedir.</li>
</ul>
<p>Erkek üreme hücrelerinin rahim yolunda ve rahimde 48 saat canlı kalabildiklerini göz önünde bulundurarak, ayhalini düzenli gören bir kadınııı 10. ila 17. günleri arasında hamileliğe hazır olduğunu söyleyebiliriz.<br />
İlk altı günlük kanamalı devre hariç, ki bu devrede cinsel birleşme hem sağlık hem de dinimiz açısından yasaktır, diğer günlerde yapılacak birleşmelerde hamilelik ihtimali düşüktür.</p>
<p>Aybaşı periyodunu günlere ayırarak şöyle diyebiliriz :</p>
<ul>
<li>1. &#8211; 6. günler Kanamalı dönem.</li>
<li>7. &#8211; 9. günler Tehlikesiz birinci dönem.</li>
<li>10 &#8211; 17. günler Yumurtanın döllendiği, yani hamileliğin başladığı dönem.</li>
<li>18 &#8211; 28. günler Tehlikesiz ikinci dönem.</li>
</ul>
<p>NOT : Bu ayırıma doğum kontrolünde &#8221; takvim usulü &#8221; denir. Tehlikesiz olarak belirttiğimiz dönemler, ancak ayhalini düzenli gören kadınlar için geçerlidir.</p>
<ul>
<li><strong>Sperm Öldürücüler</strong> :<br />
Erkek üreme hücrelerini öldürerek yumurta ile buluşmalarını önlemek için rahim yoluna boşaltılan köpük, tablet ve merhem gibi kimyevi maddelerdir. Her birinin nasıl kullanılacağı madde ile birlikte ambalajın içine konmuş prospektüslerde tarif edilmiştir. Çoğu, birleşmeden bir saat önce kullanılmaktadır. Reklamlara aldanmamak lazımdır.</li>
<li><strong>Lavaj</strong> :<br />
Birleşmenin hemen arkasından rahim yolunun basınçlı soğuk su ile yıkanması usulüdür. Bu iş için imal edilen lavaj torbaları ve lavaj pompaları vardır. Ayrıca lavaj suyuna katılacak koruyucu tozlar da satılınaktadır. Bu tekniğin de fazla garantisi yoktur.</li>
<li><strong>Kaput</strong> (<strong>Prezervatif</strong>):<br />
Erkek tarafından, birleşmeden önce, penis üzerine geçirilen pıastik bir torbadır. Eczanelerde altılı ve onikili paketler halinde satılmaktadır. Birleşme sırasında yırtılma ve sıyrılmasının dışında bir riski yoktur. Bu riskini göz önünde bulunduran imalatçılar, rahiın yoluna boşaltılan bir sperm öldürücü ile birlikte kullanılmasını tavsiye etmektedirler.<br />
Hassas mizaçlı kadınlarda, alerjik diyebileceğimiz bir rahatsızlık hissi doğurduğu vakalar çoktur.</li>
<li>Ağızdan Alınan Haplar :<br />
Tıptaki adı &#8220;Oral Kontraseptifler&#8221; olan bu tabletler değişik isim altında imal edilmekte ve eczanelerde satılmaktadır. Kadın tarafından alınan haplar, içersindeki östrojen ve progesteron hormonları vasıtasıyla yumurta (dişi üreme hücresi) oluşumunu engellemektedir. Genellikle 21 &#8216;lik tablet kutuları halinde satılır. Her gün bir tane alınır. Bittikten sonra 7 gün istirahat edilir. Bu 7 gün içinde, doğum kontrol tabletleriyle birlikte satılan vitamin ve demir ihtiva eden haplardan alınır. Doğum kontrol haplarıyla karışmasın diye ayrı renklerde imaj edilirler.<br />
Doğum kontrol hapları etkili bir koruyucu olduğu halde, bazı bünyeler için tehlikeli yan etkileri vardır.</li>
</ul>
<p>* Hangi Kadınlar için Doğum Kontrol Haplarını Kullanmak tehlikelidir?</p>
<ul>
<li>Karaciğeri bozuk veya yaralı olanlar.</li>
<li>Epilepsi (sara) nöbeti olanlar.</li>
<li>Kalp hastalığı olanlar.</li>
<li>Guatr (tiroid bezi) hastalığı olanlar.</li>
<li>Safrakesesi hastalığı olanlar.</li>
<li>Yaşı 35&#8242;in üzerinde olanlar.</li>
<li>Ameliyat gerektiren bir hastalığı olanlar.</li>
<li>Devamlı rahim akıntısı olanlar.</li>
<li>Süt veren anneler.</li>
<li>Migreni olanlar.</li>
<li>Hamileliği kesinleşmiş olanlar.</li>
<li>Böbrek hastası olanlar.</li>
<li>Sigara ve alkole düşkün olanlar.</li>
<li>Hiç doğum yapmamış kadınlar.</li>
<li>Ayhali düzensiz olanlar.</li>
<li>Varisi olanlar.</li>
<li>Astımı olanlar.</li>
<li>Çok şişınan olanlar.</li>
<li>Mide ve barsak hastalığı olanlar.</li>
<li>Kansızlık çekenler.</li>
<li>Sinirli bir mizaca sahip olanlar.</li>
</ul>
<p>DIKKAT : Yukarıdaki uzun listeden anlaşılacağı gibi doğum kontrol hapını ancak sağlığı yerinde kadınlar kullanabilir. Ancak, uzun müddet doğum kontrol hapı alan sağlıklı kadınlarda da bazı yan etkiler ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>* Doğum Kontrol Haplarının Yan Etkileri:</p>
<ul>
<li>Ayhalinde düzensizlikler veya ay halinin hiç görülmemesi.</li>
<li>Baş ağrısı, ruhi sıkıntılar.</li>
<li>Rahim akıntıları.</li>
<li>Memelerde şişlik ve ağrı.</li>
<li>Şişmanlama.</li>
<li>Yüzde lekeler.</li>
<li>Kalp çarpıntıları.</li>
<li>Damar tıkanıklıkları.</li>
<li>Kan basıncında artış.</li>
<li>Beyin kanaması ve buna bağlı felçler.</li>
<li>Safra kesesinde taşların ortaya çıkması.</li>
<li>Böbrek rahatsızlıkları.</li>
<li>Hazım bozuklukları.</li>
</ul>
<p>DiKKAT : Hanımlar, arkadaş veya komşu tavsiyesi ile rastgele bir doğum kontrol hapı kullanmamalı; mutlaka umumi bir muayeneden geçtikten sonra doktorun tavsiye edeceği haplardan almalıdır.</p>
<p>Rahimiçi Araçlar :<br />
Diyafram&#8221; ve &#8220;Spiraller&#8221; olmak üzere iki grup altında imal edilen mekanik korunma araçlarıdır. Hassas bünyelerde alerji ve kanamalara sebep oldukları için fazla tercih edilmezler. Hangi tip aracı kullanacağına doktor karar vermekte, yine doktor tarafından takılmaktadır.</p>
<p><a href="http://www.saglikportali.net/dogum-kontrol-yontemleri/">Doğum Kontrol Yöntemleri</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikportali.net/dogum-kontrol-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğu Olmayanlar Ne Yapmalıdır</title>
		<link>http://www.saglikportali.net/cocugu-olmayanlar-ne-yapmalidir/</link>
		<comments>http://www.saglikportali.net/cocugu-olmayanlar-ne-yapmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 21:51:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğu Olmayanlar Ne Yapmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk neden olmaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikportali.net/?p=455</guid>
		<description><![CDATA[Beklenen hamilelik gerçekleşmediğinde çift öncelikle konu ile ilgilenen bir merkeze veya hekime giderek muayene olmalıdır. Önce erkek, daha sonra kadında muhtemel anormalliklerin araştırılması yaptırıldıktan sonra hekimin önerdiği tedavileri uygulamalıdırlar. Kısırlık tedavisi zaman alıcıdır. Aylar hatta yıllar sürebilir. Netice alınmadı diye hekim değiştirmek işe yeniden başlamak anlamına gelir. Daha başlangıçta, tedavi olunacak kurum iyi seçildikten sonra [...]<p><a href="http://www.saglikportali.net/cocugu-olmayanlar-ne-yapmalidir/">Çocuğu Olmayanlar Ne Yapmalıdır</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beklenen hamilelik gerçekleşmediğinde çift öncelikle konu ile ilgilenen bir merkeze veya hekime giderek muayene olmalıdır. Önce erkek, daha sonra kadında muhtemel anormalliklerin araştırılması yaptırıldıktan sonra hekimin önerdiği tedavileri uygulamalıdırlar. Kısırlık tedavisi zaman alıcıdır. Aylar hatta yıllar sürebilir. Netice alınmadı diye hekim değiştirmek işe yeniden başlamak anlamına gelir. Daha başlangıçta, tedavi olunacak kurum iyi seçildikten sonra sonuna kadar tedavi bırakılmamalıdır. Konu ile ilgili laboratuarlar genel laboratuarlara göre daha fazla imkan ve deneyime sahiptirler. Bu nedenle gelişi güzel ve farklı yerlerde yaptırılan tahlil sonuçları ile tedavilerin başarılı ya da başarısız olduğuna karar vermek hatalı olur.</p>
<p>Bazı kısırlık sebeplerinin tedavileri mümkün değildir ya da tedavilerinin başarısı çok azdır. Hekim böyle bir durum tespit etmişse durumu aileye açıklıkla belirtmeli ve aile de durumlarını kabullenmelidirler. Hekim için hastasına çocuğunun olmayacağım söylemek zordur. Hastalar da böyle bir şey duymak istemezler. Ancak durum tüm açıklığı ile konuşulmadıkça hastaların maddi ve manevi yönden zarar görmeleri söz konusu olabilmektedir.</p>
<p><a href="http://www.saglikportali.net/cocugu-olmayanlar-ne-yapmalidir/">Çocuğu Olmayanlar Ne Yapmalıdır</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikportali.net/cocugu-olmayanlar-ne-yapmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Neden Sütten Kesilir</title>
		<link>http://www.saglikportali.net/anne-neden-sutten-kesilir/</link>
		<comments>http://www.saglikportali.net/anne-neden-sutten-kesilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 21:50:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Neden Sütten Kesilir]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Neden Sütten Kesilirse ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Neden Sütten Kesilme nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Neden Sütten Kesilme sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikportali.net/?p=453</guid>
		<description><![CDATA[Sütten kesilmenin birkaç sebebi vardır. Bunların önde gelenlerini sıralayalım:
I. Bebek emmezse: 
Yeni doğan bebeğin emmeyişi, ya rahimde yeterince gelişmediğinden ya da erken doğmasındandır. Her iki durumda da bebek zayıftır. Dudak kasları memeden süt emecek güçte değildir. Bebek aç olduğu halde ememez. Anne gerçek sebebi bilmediğinden telaşa kapılır ve üzülür. Eğer günlerce bebeğin emmesini bekleyecek olursa [...]<p><a href="http://www.saglikportali.net/anne-neden-sutten-kesilir/">Anne Neden Sütten Kesilir</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p title="Anne neden sütten kesilir">Sütten kesilmenin birkaç sebebi vardır. Bunların önde gelenlerini sıralayalım:<br />
<strong>I. Bebek emmezse: </strong><br />
Yeni doğan bebeğin emmeyişi, ya rahimde yeterince gelişmediğinden ya da erken doğmasındandır. Her iki durumda da bebek zayıftır. Dudak kasları memeden süt emecek güçte değildir. Bebek aç olduğu halde ememez. Anne gerçek sebebi bilmediğinden telaşa kapılır ve üzülür. Eğer günlerce bebeğin emmesini bekleyecek olursa maalesef sütü kesilir.</p>
<p><strong>* Ne Yapmalı ?</strong><br />
- Bebeği zayıf veya erken doğan anneler, daha ilk günden emmediğini gördükleri takdirde ya elle ya da eczaneden satın alacakları vakumlu bir &#8220;süt çeker&#8221; le memelerindeki sütü temiz bir kaba boşaltmalı; bunu kaşık veya deliği geniş açılmış bir biberonla bebeğe vermelidirler.<br />
- Bebeği emmeye alıştırmak için yavaş yavaş biberon memesinin deliğini küçültmeli; yani deliği gittikçe küçülen başlıklar takmalıdır.</p>
<p>DIKKAT: Bebek &#8220;pamukçuk&#8221; veya benzeri bir ağız içi yarasından rahatsız ise; yine meme emerneyecek; rahatsızlığın uzun sürmesi halinde anne sütten kesilecektir. Bu durumda ağız yarası tedavi ettirilmeli; iyileşinceye kadar yine elle veya süt çekerle meme boşaltıımalı ve kaşıkla verilmelidir.</p>
<p><strong>II. Sütünüz az ise: </strong><br />
Bebeğiniz, muntazaman emzirdiğiniz halde, kilo almıyor; memeden sonra ağlamaya devam ediyor ise büyük ihtimalle sütünüz az geliyor demektir. Sütü n az gelişi, beslenme yetersizliğinden kaynaklandığı gibi; ruhsal durumunuzla da yakın dan ilgilidir. Sağlığınız yerinde, beslenmeniz de normal ise; ailede ruhsal gerginliğe sebep olan bir geçimsizlik söz konusudur.</p>
<p><strong>* Ne Yapmalı ?</strong><br />
- Anne beslenmesine dikkat etmeli, mümkün mertebe ruhsal gerginliklerden uzak durmalıdır.<br />
- Sütü az bile olsa, bebeğin i emzirmeye devam etmeli; geriye kalan eksikliği sulandırılmış inek sütü ile tamamlamalıdır. lnek sütü, deliği küçük bir biberonla verilmeli ki, bebek rahat emişinden dolayı biberonu tercih etmesin.<br />
- Bebeğin memeden vaz geçmemesi için en iyi usül, iki emzirmeden sonra bir biberonla takviye yapmaktır.</p>
<p>III. Doğumdan Hemen Sonra Süt Gelmezse:<br />
Normal şartlar altında, doğumun hemen arkasından memelere süt gelmekte; ancak bazı durumlarda sütün gelişi 3-5 gün hatta iki hafta gecikebilmektedir. Doğumdan hemen sonra sütü gelmeyen anneler telaşa ve hele üzüntüye hiç kapılmamalı; sütü varmış gibi bebeğini emzirmeye devam etmelidir. Ancak bu arada, gayet tabii ki bebeğin gerekli gıdayı alabilmesi için, deliği küçük açılmış bir biberonla beslenmelidir. çoğu anneler, &#8220;sütüm olmadığı halde, bebeği mi emzirmeye devam etmemin ne faydası var&#8221; diye soracaklardır.<br />
<strong><br />
* Açıklayalım: </strong><br />
Memedeki süt torbaeıkiarına sütün gelişi hormonlar tarafından başlatılmakta ve devam ettirilmektedir. Hormon salgılayan bezler, meme uçlarındaki sinirlere bağlı olduklarından bu sinirler tarafından uyarılmayı beklerler. Bu uyarı haberi ise, ancak bebeğin meme uçlarını emmesi ile doğar. Bebek uzun zaman meme emmediği takdirde, hormon salgılayan bezler hiçbir uyarıcı haber alamayacaklarından hormon salgılamayacaklardır. Hormon salgı sı olmadan meme içindeki süt torbaeıkiarı süt imal edemezler.<br />
İşte, ilk günlerde sütü olmadığı halde, anneye bebeğini emzirmeye devam etmesini söylememizin sebebi budur.</p>
<p><a href="http://www.saglikportali.net/anne-neden-sutten-kesilir/">Anne Neden Sütten Kesilir</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikportali.net/anne-neden-sutten-kesilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akraba Evliliği</title>
		<link>http://www.saglikportali.net/akraba-evliligi/</link>
		<comments>http://www.saglikportali.net/akraba-evliligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2009 21:48:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Akraba Evliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Akraba Evliliği Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Akraba Evliliği tehlikeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikportali.net/?p=451</guid>
		<description><![CDATA[Akrabalararası evliliklere endogamy denilir. Kan bağıyla akrabalık ilişkileri olan kişilerin evlenmesinde mahzur olduğu yolundaki peşin hüküm devamlı ortalıkta dolaşmaktadır. Bugün akraba evliliği denildiğinde, genellikle kardeş çocuklarının evlenmesini anlamaktayız. Aileye ait mal varlığı ve toprak bütünlüğünü korumak, aileyi oluşturan kimseler arasında sevgi ve saygı bağını kuvvetli kurmak gibi sebeplerle birçok kişi akraba evliliği yapmaktadır. Ülkemizde 1968&#8242; [...]<p><a href="http://www.saglikportali.net/akraba-evliligi/">Akraba Evliliği</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akrabalararası evliliklere endogamy denilir. Kan bağıyla akrabalık ilişkileri olan kişilerin evlenmesinde mahzur olduğu yolundaki peşin hüküm devamlı ortalıkta dolaşmaktadır. Bugün akraba evliliği denildiğinde, genellikle kardeş çocuklarının evlenmesini anlamaktayız. Aileye ait mal varlığı ve toprak bütünlüğünü korumak, aileyi oluşturan kimseler arasında sevgi ve saygı bağını kuvvetli kurmak gibi sebeplerle birçok kişi akraba evliliği yapmaktadır. Ülkemizde 1968&#8242; de akraba evliliği oranı % 29.2 olarak hesaplanmıştır. Karadeniz ve Güneydoğu bölgelerinde daha sıktır. Yıllar geçtikçe akraba evliliği yapanların oranı düşmektedir.</p>
<p><strong>* Genetik Yönü </strong><br />
Kalıtımın taşıyıcısı olan gençler, anne ve babadan eşit olarak çocuğa geçerler. Bir karaktere ait belirtilerin, diğerine baskın olması halinde o karaktere baskın (dominant) gen, diğerine ise çekinik (resesif) gen adı verilmektedir. Buna örnek olarak kahverengi mavi göz renklerini gösterebiliriz. Kahverengi göz rengi, baskın karakterdir. Bebekler ana babalarından kalıtımla, kahverengi-kahverengi, kahverengi-mavi, mavi-kahverengi, mavi-mavi genler gibi dört ihtimal (anne-babadan birinin göz rengi mavi, diğerinin kahverengi olduğunda böyle almış olur) almış olurlar. tık üç durumda bebeğin gözleri kahverengi (baskın olduğu için), son şıkta ise mavi (çekinik olduğu için) olacaktır.</p>
<p>İşte akraba ile evlenme, zararlı baskın ve çekinik genlerin üst üste gelerek ortaya çıkma şansını fazlalaştırdığından genetik bozuklukların görülmesine yol açabilmektedir. Bunların çocukta görülmesi için ana ve babanın her ikisinin de en az bir zararlı çekinik gene sahip olması gerekir. Biraz önceki göz rengi örneğinde olduğu gibi, mavi göz renginin çekinik genleri hem anneden hem babadan gelirse, çocuk mavi gözlü doğacaktır. Bazı zeka gerilikleri, fenil ketonüri gibi seyrek rastlanılan hastalıklar, altı parmaklı olma gibi bazı şekil bozuklukları işte böyle çekinik genlerin birleşmesiyle ortaya çıkarlar. çocuğun bu hastalıklara tutulması için, genlerin hem annede hem babada bulunması şarttır. Sadece bir çekinik gen in üstüste gelmesi durumunda o karakter çocukta belirecektir. Normalde atalarımızdan her birimize düşen payın farklı olması, daha akla yatkındır. Böyle evlenmelerin çoğunda zararlı çekinik genler çiftleşmemekte, dOlayısıyla da kalıtım hastalıkları pek sık görülmemektedir.</p>
<p>Denge, iki benzer eşin çiftleşmesiyle bozulur. Erkek ve kız kardeşlerde genellikle genlerin yarısı birbirinin aynıdır. Gen ortaklığının oranları, akrabalık uzaklaştıkça küçülür. Torunlar, dede ve ninelerin dörtte biri genine sahiptir. YeğenIerin genleri ise, genellikle amca ve halaların, day ı ve teyzelerin dörtte biri genine eşittir. Daha uzak akrabalıklarda bu oran kardeş çocuklarında olduğu gibi sekiz de bire düşmektedir.</p>
<p>Akraba ile evlenme, soya çekim ile geçen hastalıkların bulunduğu ailelerde bu yönden mahzurludur. Böyle durumlarda bazı çekinik genler çakışabilecek ve böylelikle hasta çocukların doğma ihtimali artacaktır. Fakat bu rahatsızlıklar oldukça seyrektir. Ve çocuğun hasta doğma ihtimali de yüksek değildir.<br />
Akraba evliliklerinin bir başka yönü daha vardır. Bu tür evliliklerin azalması her birimizde bulunan zararlı çekinikgenler meselesini birden ortadan kaldırmamakta, ancak krizi ertelemektedir. İki kardeş çocuğundan, sakat bir yavru dünyaya gelirse ve bu çocuk da ölürse taşıdığı iki hasta gen kaybolur, yeni kuşağa geçmez. Kardeş çocuğu evlilikleri yapılmazsa bir zaman için bu hızlı yok olma durur.</p>
<p>Yıllar ve kuşaklar geçerken ayıklanmanın durması, aramızdaki çekinik ve zararlı genlerin fazlalaşmasına yol açar. Dolayısıyla akraba olmayan çiftlerin bile hasta ve sakat çocuk doğurma ihtimalleri çoğalır. akraba birleşimleri bir kuşakta eksildi mi, hastalıklar diğer kuşaklara naklediliyor demektir. Günümüzde her tehlikeyi göze alarak evlenmeye karar veren kuşaklara da, iyilik etmiş olmakla teselli bulabilir. Yalnız, çekinik bozukluktan dolayı çocukları ölürse, bu durumun üzücü yani ağır basacaktır. Hemofili (kanama hastalığı) gibi birçok hastalıkların, eskisi gibi akraba evliliğine bağlanmadığını da özellikle belirtelim.</p>
<p><strong>* Ne Oluyor? </strong><br />
Michigan Üniversitesinden genetikçi James Neel, sadece akraba evliliklerinin tehlikelerinin abartıldığına değil, aynı zamanda kardeş çocukları arasındaki evliliklerin popülasyon sağlığını iyileştirme yönünde rol oynayacağına inanıyor. &#8220;Yüksek oranda akraba evliliği çekinik genlerin elenmesini sağlar&#8221; diyor.<br />
Olayı daha iyi yorumlayabilmek için, kardeş çocukları evliliklerinin ortaya çıkardığı genetik problemin yapısını basit olarak belirtmemizde fayda var: Kuzenlerin genlerinin sekizde biri ortaktır, eğer bunların her ikisi de tahrip edici bir genetik düzensizlik için çekinik genler taşıyorIarsa böyle bir birleşmenin neticesinde böyle genlerin bir çift oluşturma ihtimali (dolayısıyla hastalığın ortaya çıkma ihtimali) oldukça yüksektir.<br />
Neel bu noktada, genetik olarak sakat çocukların hamileliğin ilk safhasında düştüklerini, bu durumun bütün hamileliklerin yaklaşık olarak yarısında gerçekleştiğini ileri sürüyor. Neel, &#8220;Herhalde bu fıtratın genleri temizleme yoludur&#8221; diye ekliyor. Birçok nesil boyunca devam eden bu durum zararlı genlerin elenmesine yarıyor.</p>
<p><strong>* Sonuç olarak:</strong><br />
Kalıtımla geçen belirgin hastalığı olmayan ailelerde, evlenmek isteyen kardeş çocuklarının rahatlıkla yuva kurabileceklerini belirtelim. Kalıtımla geçen rahatsızlıkların varsa, o zaman bu hastalığın dominat mı, ressesif karakterle mi geçtiği bazı üniversitelerimizin tıp fakültelerinde bulunan &#8220;genetik danışmanlık&#8221;lara sorulabilir. Böyle muhitte yaşamayanların doktora danışması uygun olur. Son bir sözümüz de ikide bir akraba evliliği aleyhine konuşan ve pekçok aileyi endişelere sevk eden felaket tellallarına olacak. Çocukların sakat olmasına çok daha fazla yol açan hamile iken içki ve sigara kullanma, röntgen şuasına maruz kalma gibi durumlar için uyarı vazifesi yapsanız insanlara gerçekten yardımcı olursunuz</p>
<p><a href="http://www.saglikportali.net/akraba-evliligi/">Akraba Evliliği</a> is a post from: <a href="http://www.saglikportali.net">SaglikPortali.Net</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikportali.net/akraba-evliligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
