‘Üroloji’ kategorisi için Arşiv

Erkekte Kısırlık

Cuma, 01 Mayıs 2009

Erkekte Kısırlık

Erkekte görülen kısırlık sebepleri çok çeşitlidir.
* Sperm Yollarında Tıkanıklık
Erbezleri normal sperm (erkek üreme hücresi) imal ettikleri halde, sperm çıkış kanalları kapalı olduğu için erkek kısırlaşmıştır. Kanal tıkanıklığının sebepleri ağır geçen ateşli hastalıklar, bel soğukluğu, verem ve tümördür.

* Hormon Düzensizliği
Erkeğe has cinsiyet özelliklerini ka. zandıran hormonların bir görevi de sperm ve meni üretmektir. Hormon salgılayan bezlerde ve bu bezlere beyinden emir getiren sinirlerde bir arıza olduğu takdirde sperm ve meni üretimi aksayacak, erkek kısırlaşacaktır.

* Erbezi Yokluğu
Bazı erkek çocuklarında, anneye bağlı bir hastalık sebebiyle, doğuştan erbezleri yoktur. Bazan, erbezleri üst kanallarda kalarak torbaya inmemişlerdir. Doğumdan hemen sonra, anneler, erkek bebeklerin erbezlerini kontrol etmeli; torba. ya indiklerinden emin olmalıdır. Vaktinde farkedilen erbezi anormallikleri, cerrahi müdahale ile, kolayca torbaya indirilmektedir.

* Meslek Hastalıkları
Uzun zaman kurşun ve benzol gibi zehirli madde buharlarının teneffüs edildiği mesleklerde kısırlık görüldüğü gibi; fazla dozda radyasyona maruz kalanlarda da kısırlık görülmektedir.

* Ağır Beslenme Bozuklukları
Yeterli gıda alamayanlarda gelişme bozukluklarına bağlı olarak kısırlığa yolaçan cinsiyet bozuklukları da meydana gelmektedir.

Böbrek taşı ve taş tedavisi

Cumartesi, 07 Mart 2009

Böbrek taşı ve taş tedavisi

Böbrek taşı

Böbrek taşı olağan koşullarda idrarda çözünmüş maddelerin çökelerek sert birikinti parçacıkları oluşturması sonucunda ortaya çıkar. Böbrek taşı oluşumuna yol açan bu maddelerin başlıcaları ürat, kalsiyum fosfat ve oksalat gibi bileşiklerdir. Taşın oluşum yerine göre değişen hastalık belirtileri ortaya çıkabilir. Taşlar böbrek çanaklarına (kaliks) ya da havuzuna (pelvis) yerleşebilir. Ayrıca siyek (üretra), idrar kesesi ve idrar borularında da (üreter) bulunabilirler. Böbrek taşı sayılarına, kimyasal yapılarına ve bulundukları yerlere göre sınıflandırılmaktadır. Az sayıda ve küçük seler yuvarlak, idrar kesesi taşında olduğu gibi çok sayıda ve birbirlerine sürtünüyorlarsa köşelidirler, iri olmaları böbrek çanağı ve havuzu gibi boşluklar içerisinde oluştuklarını gösterir. Boydan ise çok küçük olanlardan tüm böbrek boşluğunu dolduracak iriliğe ulaşanlara kadar değişir.

- Böbrek taşının nedenleri :
Böbrek taşı bazen bir metabolizma bozukluğuna bağlı olarak gelişir, bazen de kalıtsal yolla ortaya çıkar. Taşın oluşma nedeni idrar yoğunluğunun artması ya da çözünmüş maddelerin idrarda aşırı miktarda bulunmasıdır. Taş oluşumuna yol açan metabolizma hastalıktan için böbrek kaynaklı asidoz (asitlik düzeyinin yükselmesi), kalıtsal hastalıklar için ise sistinüri (şistin gibi amino asitlerin idrarda aşırı şekilde artması) örnek olarak verilebilir. Ama böbrek taşı olgularının yüzde 70-80′e varan bölümünde kesin bir neden gösterilemez. Taş oluşumu genellikle kalıtsal ve başka bazı belirleyici etkenlere bağlanır. Bunlar arasında idrarde kristalleşme eğilimi olan maddelerin bulunması; idrar akışının bir engel yüzünden durması; idrarın asillik (pH) derecesinin değişmesi, idrar yollarının iltihaplanması gibi çökelti oluşturacak maddelere uygun fiziksel ve kimyasal ortamın hazırlanması; çevrelerinde çökelmeyi kolaylaştıracak bir öz oluşturan bakteri, hücre artıkları gibi maddelerin varlığı sayılabilir.

Kendi başına taş oluşumuna sebep olan tek hastalık birincil hiperparatiroidizmdir (paratiroit bezinin gereğinden fazla çalışması). Kanda ve idrarda kalsiyum düzeyinin artması kalsiyum fosfat taşlarının oluşmasına uygun ortamı hazırlar. Kalsiyum taşı ise bütün böbrek taşlarının yüzde 50-80′ini oluşturur. En fazla görülen böbrek taşlan grimsi kırmızı renkli kalsiyum oksalattan oluşur. Bunu beyaz renkli kalsiyum fosfat ve sarımsı kahverengi kalsiyum ürat taşları izler. Gut (damla) hastaları gibi idrarlarının asit derecesi yüksek olanlarda kahverengi ürik asit taşına oldukça sık (bölgelere göre yüzde 5-33) rastlanır. Ender görülenler arasında ise yeşilimsi şistin ve sarımsı kahverengi ksantin taşları sayılabilir. Böbrek havuzunda oluşan taş, çok büyük değilse, idrar borusu yoluyla idrar kesesine iner. (daha fazla…)

Böbrek iltihabı nefrit nefrotik sendrom

Cuma, 06 Mart 2009

Böbrek iltihabı nefrit nefrotik sendrom

Sindirim yolları ile vücuda giren ve oradan kana karışan bula­şıcı hastalık mikropları, zehirlenmeler, hamilelik, prostat ve böbrek taşları gibi sebeplerle böbreklerin iltihaplandığı görülmekte­dir.

İltihabın kronik ve akut tipleri olduğu gibi nefrotik sendrom denilen özel bir şekli de bulunmaktadır.

Akut Nefritin Belirtileri:

• Kanlı idrar,
• İdrarda azalma,
• Ense ve baş ağrısı,
• Yüz ve bacaklarda şişme,
• Kan basıncında yükselme,
• İlerlemiş vakalarda nefes darlığı, öksürük ve bazen bulantı ile kusma görülür.

Tedavi:

• Hastaya tuzsuz bir diyet uygulanır.
• Sıvı ve proteinli yiyecekler azaltılır.
• Hastalığa neden olan bakteri ve mikropla mücadele edilir.
• Bir hafta sonra idrar tahlili yapılarak gelişmeler izlenir.
• İdrar normale dönünceye kadar yatak istirahati verilir.

Kronik Nefritin Belirtileri

• Akut nefritin tedavi edilmemesi halinde kronik nefrite döıiüşe­rek ağır neticeler doğurabilmektedir.
• Kanda üre seviyesi artar.
• Hasta normalden fazla idrara çıkar.
• Kansızlık ve yüksek tansiyon görülebilir.
• İdrar sulu olup tuz kaybı vardır.

Tedavi:

• Vücutta artık azot birikmesini, sıvı ve tuz kaybını asgari sevi­yeye indirici bir diyet uygulanır,
• Kan basıncını düşürücü ilaç verilir,
• Nefrite yol açan asıl hastalıkla mücadele edilir.

Nefrotik Sendrom

Böbreklerin rahatsızlığı sonucu idrarla fazla albümin kaybı ol­duğu için kandaki protein seviyesi aşırı derecede düşüş gösterir. Dokularda su toplanarak şişlikler ortaya çıkar (ödem). Bu rahatsızlık en çok iki ila dört yaş arası erkek çocuklarda görülür.

Belirtileri:

• İdrarda aşırı derecede albümin.
• Nefrotik sendrom genellikle şu hastalıklardan sonra ortaya çıkar:
• Yüz ve bacaklarda şişlikler.
• Akut nefrit, şeker hastalığı, ilâç zehirlenmeleri.

Tedavi:

• Nefrotik sendroma sebep olan hastalıkla mücadele edilir.
• Sodyumsuz bir diyet uygulanır.
• Ödem şişliklerini gidermek için diüretiklerle birlikte potas­yum tuzları verilir.

Erken Boşalma Tedavi Yöntemleri

Cuma, 20 Şubat 2009

Erken Boşalma Tedavi Yöntemleri

Kırk-kırk beş yaş altındaki erkeklerin en çok şikayetçi oldukları cinsel sorunu erken boşalmadır. Erkek cinsel sorunları içinde birinci sırada gelmektedir. Erken boşalma olayı, erkeğin ve eşinin boşalmayı arzuladığı andan daha önce boşalmasıdır. Aslında erken boşalma, bir bozukluk, bir patoloji olmaktan çok fizyolojik olayların göreceli olarak beklenenden daha hızlı seyretmesi ile olmaktadır. Bazı erkekler cinsel yaşamlarının ilk başlangıcında daha erken boşalırken gittikçe boşalmayı kontrol ettiklerini ve daha geç boşalmaya başladıklarını, ancak aniden erken boşalmanın bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirtmektedir. Bir kısmı ise başlangıçtan beri hep çabuk boşalmaktan şikayet etmektedir. Sonuçta boşalma zamanı objektif zaman ölçüsü ile belirlenmekten çok, hastaların algılayış, ya da kabulleniş biçimi ile ilgilidir.

Bir genelleme yapmak gerekirse, 30 yaş altındaki erkeklerde cinsel ilişki esnasında vajinaya duhul gerçekleştikten sonra 1-3 dakika içinde boşalma olması beklenen bir durumdur. Erkeğin boşalmasını hızlandıracak çeşitli etmenler söz konusudur. Ne kadar genç olursa, o derecede erken boşalması beklenir. Yine heyecan düzeyine bağlı olarak ve . bununla ilişkili bir şekilde eşinin daha istekli, uyarıcı olması ve heyecan uyandırması ile boşalma süresi kısalır. Önceki boşalmadan sonra aradan geçen süre uzunsa, erkeğin boşalmasını kontrol etmesi zorlaşır ve daha çabuk orgazma ulaşır. Birleşme esnasındaki gidip gelmeler hızlandıkça boşalma ihtimali de artar. Kaygılı, sinirli ruh hali erken boşalma nedenleri arasındadır.

Sonuçta . yeni evlenmiş, uzun süredir veya hiç cinsel ilişkide bulunmamış, genç, cinsel heyecanı yüksek, istekli bir adam, biraz heyecanlı, biraz tedirgin bir şekilde hızlı bir cinsel birleşmeye meylederse erken boşalma riski altındadır. Evliliklerin çoğunda böyle anlar olması hiç de şaşırtıcı olmamalıdır. (daha fazla…)